2008 YILI KAZI ÇALIŞMALARI
Tripolis 2008 yılı arazi çalışmalarının diğer bir
bölümünü kazı çalışmaları oluşturmaktadır. Kazı
çalışmalarında ağırlık daha çok 2007 yılında kazısı
yapılmaya başlanan Roma caddesi çevresine
verilmiştir. Burada amaç, 2007 yılında kazılmış olan
alanların genişletilerek caddenin kullanımıyla
ilgili daha ayrıntılı bilgiler elde etmektir. Kazı
çalışmalarında ikinci bir alan olarak doğu
nekropolisinde çalışılmıştır. Doğu nekropolisinde
yapılan yüzey araştırmaları sırasında bir kısmı
kaçak kazıcılar tarafından açılmış olan mezarın daha
fazla tahrip edilmesini önlemek amacıyla bu bölgede
bir kazı çalışması yapılması planlanmıştır.
2008 yılı kazı çalışmaları kapsamında Roma
caddesinin çevresinde yedi ayrı alanda çalışılmıştır
(Resim). Bunlardan üç tanesi 2007 yılında kazısına
başlanan ve Roma caddesinin güneyinde yer alan Güney
1, Güney 4 ve Güneybatı 4 açmalarıdır. Bu açmalarda
2007 yılında sona ermiş olan seviyeden başlayarak
daha alt seviyelere inilmiş ve açmalar içerisinde
yer alan geç dönem yapılarının tabanlarının açığa
çıkarılması amaçlanmıştır. Caddenin içerisinde ve
çevresinde yapılan diğer açmalar ise Batı 2 açması,
Kuzeybatı 1 – 2 açması ve Kuzey 1 açmasıdır. Roma
caddesi dışında 2008 yılında çalışma yapılan son
alan ise Doğu Nekropolisi Batı Yamaç 1 nolu mezar
olarak adlandırılmıştır.
1-
Roma Caddesi
Güney 1 Açması
Güney 1 açmasındaki çalışmalara 28.07.2008 tarihinde
başlanmıştır. Açmanın boyutları 9 x 5.25 metre
olarak belirlenmiştir. Bu alanda çalışmalara
başlanmasının nedeni burada bulunan yapının taban
seviyesini 2007 yılında Roma Caddesinin güneyinde
yapılan çalışmalarda ortaya çıkartılan yapıların
taban seviyesine indirmek, Güney 1 açmasının
batısında yer alan dükkanların seviyesine inmek ve
yine 2007 yılında açılan “Roma Caddesi Üstü “
açmasındaki künklerin güneye doğru devam edip
etmediğini anlamaktır.
Öncelikle açmanın yüzeyinde temizlik çalışması
yapılmıştır. Yapının taban seviyesine inerken
tabakalanmayı belirlemek amacıyla açmanın güneyi iki
bölüme doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmış ve
batıdaki alanda kazılara başlanmıştır.
Batıdaki çalışmalar açma içerisinde yer alan yapının
batı duvarının ortaya çıkartılmasıyla sürdürülmüştür
ve bu duvarın üzeri tamamen açılarak kuzey-güney
doğrultulu bölüm ortaya çıkartılmıştır.
Açma içerisinde kuzey-güney doğrultusunda devam eden
bir künkün üst kısmı açığa çıkartılmıştır. Bu künk
2007 yılında açığa çıkartılan kuzey-güney doğrultulu
künklerin devamı olmalıdır.
Güney 1 açmasının güneyindeki bölümünün batı
yarısındaki taban seviyesi, 2007 yılında kazısı
yapılan Güney 2 açmasının seviyesine indiğinde
çalışmalar sona erdirilmiştir ve doğu yarısındaki
kazı çalışmalarına geçilmiştir.
Bu alandaki çalışmalar sırasında yoğun olarak taban
tuğlaları ile karşılaşılmıştır. Taban tuğlaları
seviyesinde çalışmalar bırakılmıştır. Burada bulunan
yapının 2007 yılında çıkartılmış olan doğu duvarının
güney uzantısını oluşturan blokların üzerleri
açılarak bu açmadaki çalışmalara son verilmiştir.
Güney bölümü batı yarısında taban seviyesine
inilmiş, doğu yarısında ise çok sayıda taban tuğlası
ile karşılaşılması nedeniyle çalışmalar bu aşamada
bırakılmıştır.
2-
Roma Caddesi
Güney 4 Açması
Roma caddesi Güney 4 açması ilk kez 2007 yılında
kazılmıştır. Caddenin güneyinde bulunan bu alanda
geç dönem yapılarına ait kalıntılar bulunmaktadır.
2007 yılı kazıları başlangıcında bu alanda kazısı
yapılan açmalar burada yer alan yapılara göre
belirlenmiştir. 2008 yılında söz konusu bu açmalarda
ve dolayısıyla yapılar içerisinde kazı çalışmalarına
devam edilmiştir. Bu alanda çalışılmasının nedeni
2007 yılındaki çalışmalarda açılmış olan Roma
Caddesi’nin güneyindeki yapıların bazılarında ortaya
çıkartılan tabanların bu bölümde devam edip
etmediğini anlamaktır.
Roma caddesi Güney 4 açması çalışmalarına 2007
yılında başlanıp, 2008 yılında devam edilen bir
alanı kapsamaktadır. Aynı yerde bulunan doğu-batı
doğrultulu geç dönem yapılarının orta bölümündeki
odalarından bir tanesini oluşturan bu açmada kazı
çalışmaları sonunda tabana ulaşılmaya çalışılmış, bu
amaçla odanın batı yan kenarında iki sondaj
gerçekleştirilmiştir. Çalışmalar sonunda bir tabana
rastlanmamıştır. Sondaj yapılan batı bölümü
sınırlayan duvarın aşağıya doğru devam ediyor olması
da tabanın daha alt seviyelerde olabileceğini
göstermektedir. Açma içerisinde yapılan derinleşme
çalışmaları sonrasında yapının özellikle doğu ve
batı yan duvarlarında daha alt seviyelere
inilmiştir.
3-
Roma Caddesi
Güneybatı 4 Açması
2007 yılında Roma caddesinin güneybatısında kazısı
yapılan ve olasılıkla işlik olarak kullanılmış
olduğu düşünülen Güneybatı 4 açmasının yarım kalan
çalışmalarını tamamlamak ve bu yapının tabanına
ulaşmak amacıyla kazı çalışması yapılmıştır.
Bu açma da Güney 1 ve Güney 4 açmalarında olduğu
gibi caddenin güneyinde bulunan geç dönem
yapılarından bir tanesini kapsamaktadır. Bu nedenle
kazı çalışmaları söz konusu yapının tabanına ulaşmak
ve yapıyı çevreleyen duvarları açığa çıkarmak üzere
planlanmıştır.
Açmanın ve dolayısıyla yapının tüm yüzeyinde
derinleşme çalışmalarına başlanmış ve 184,65 metre
seviyesinde tabana ait izlerle karşılaşılmıştır.
Taban sıkıştırılmış topraktandır. Bu alanda tabanın
düzenli bir hat izlemediği gözlenmiştir. Açmanın
kuzeydoğu, güneydoğu ve güneybatı köşelerinde ise
tabanın tahrip olmuş olduğu anlaşılmıştır.
Taban seviyesine ulaşıldıktan sonra açmanın
kuzeybatı köşesinde yer alan büyük blok taşın
etrafındaki mermer ve taş bloklarının durumunu
anlamak ve açmanın batısındaki, açmayı dik kesen
kuzey-güney uzantılı duvarın temel seviyesini
belirleme amacıyla açma içerisinde bir sondaj
yapılmasına karar verilmiştir.
Bu sondajın başlangıç seviyesi 184,55 metre, bitiş
seviyesi ise 183,91 metre olarak ölçülmüştür. Bu
alandan gelen seramiklerin sayısında azalma olduğu
ve gelen az miktarda seramiğin ise kaba yapıda
olduğu gözlendi. Ayrıca sondajdan yine az sayıda cam
kadehe ait parçalar ve demir cüruf ele geçmiştir.
Kazı çalışmaları sonunda açma içerisinde 184,56 –
184,55 metre seviyesinde ortaya çıkartılmış olan
tabanın daha geç bir dönemde yapıldığı, bu tabanın
alt seviyelerinden ele geçen buluntular nedeniyle
başka bir tabanın da olması gerektiği
düşünülmektedir.
4-
Roma Caddesi
Batı 2 Açması
Roma caddesi Batı 2 açması 2007 yılı çalışmalarının
devamı niteliğinde olan bir açmadır. 2007 yılında
caddenin batısında Roma Caddesi Batı açması ismiyle
bir çalışma alanı belirlenmiştir. Bu açma içerisinde
yapılan kazılarda caddenin batı bölümünün kuzeyinde
yer alan geç dönem duvarı, sütunlar ve üst yapı
malzemeleri açığa çıkartılmıştır. Bu çalışmalar
sırasında söz konusu duvarın kuzey yan yüzünün
üzerinde alt seviyelerde bir kapıya ait olduğu
düşünülen giriş bulunmuştur. Bu giriş yalnızca
kuzeyde belirlenmiş olup güney bölümü çalışmaların
sona ermesi nedeniyle açığa çıkarılamamıştır.
2008 yılında hem caddenin batı bölümünü anlamak hem
de 2007 yılında kuzey cephesi açılmış olan girişin
güneyini ortaya çıkarmak amacıyla Roma Caddesi Batı
2 açması isimli bir çalışma alanı belirlenmiştir.
Roma Caddesi Batı 2 açması kentin yaklaşık
ortasından geçen doğu-batı doğrultulu Roma
Caddesinin batısında, 2007 yılı kazı çalışmalarında
açılan Roma Caddesi Batı açmasının hemen güneyinde
yer almaktadır.
Kazı çalışmalarına açmanın kuzey bölümünden
başlanmıştır. 2007 yılında kuzey girişi açığı
çıkarılan kapının güney girişinin bulunduğu kısım bu
bölgeye denk geldiği için öncelik bu bölüme
verilmiştir.
Kuzey bölümde daha alt seviyelere inildikçe açmanın
kuzeyinde yer alan geç dönem duvarının güney yüzü
açığa çıkmaya başlamıştır. Açmanın bu bölgede
yapılmasının amaçlarından birisi olarak belirlenen
güney girişin ortaya çıkartılmasına yönelik
çalışmalar sonuç vermeye başlamıştır.
Çalışmaların devamında açmanın kuzey yarısının,
kuzey batı köşesine doğru bir mermer blokla
karşılaşılmıştır. Mermer bloğun yüzeyi oldukça düz
olarak işlenmiştir. Bu blok 103 cm. x 33 cm.
boyutlarındadır. Daha sonra yine bu blok taşla
kesişen doğu-batı uzantılı bir duvarın üst kısmı
ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu duvar 72 cm.
kalınlığa sahiptir ve açmanın içinde, doğu ve batı
kesitlere girdiği noktalara kadar uzunluğu 232 cm.
olarak ölçülmüştür. Duvarın kuzey yüzünde,
kuzey-güney uzantılı mermer blokla kesiştiği yerde
doğu batı uzantılı yan yana vaziyette 2 büyük taş
blok yer almaktadır. Duvarın dikdörtgen formlu
düzgün tuğlalar ve bu tuğlaların aralarına
yerleştirilen küçük boyutlu taşlardan yapılmış
olduğu anlaşılmaktadır. Duvar doğu ve batıya doğru
devam etmektedir. Ortaya çıkan doğu-batı uzantılı bu
duvara 1 nolu duvar adı verilmiştir.
Devam edilen çalışmada 1 nolu duvarın kuzey yüzünde
yan yana duran büyük taş bloklarının altlarında
birer oyukla karşılaşılmıştır. Önceleri bu oyukların
pencere açıklığı olabileceği düşünülürken, daha
sonra 1 nolu duvarın arka yüzünün kazılmasıyla
birlikte, aynı açıklıkların duvarın arka yüzünde
olmadığı anlaşıldığından, bu oyukların birer niş
olabileceği kanaati getirilmiştir. Aynı zamanda 1
nolu duvarla kesişen kuzey-güney uzantılı mermer
bloğun yine aynı boyutlarda dikey halde iki düz
bloğun üzerine yatay olarak yerleştirilerek burada
bir kapı oluşturulduğu anlaşılmıştır.
Bu bloklarla beraber 1 nolu duvar anıtsal kapının
güney yüzünde L biçiminde bir mekan oluşturmuştur.
Fakat 1 nolu duvar bu bloğun batısında da, batıya
doğru devam etmektedir.
Açmanın yaklaşık orta kesiminde, doğu-batı
doğrultulu yapılmış olan duvar ve bu duvara
kuzey-güney doğrultusunda bulunan kapı oldukça
ilginç bir yapı göstermektedir. Kapının girişe sahip
olan geç dönem duvarı ile arasında boşluk yer
almaktadır. Olasılıkla bu bölüm tahrip olmuştur.
Duvar içerisinde devşirme malzemeler de
bulunmaktadır. Kapı ve nişlerin bu devşirme
malzemelerle yapılmış olduğu görülmektedir. Girişin
hemen önünde böyle bir mekanın bulunması birçok
soruyu da beraberinde getirmektedir.
Bu çalışmalar devam ederken anıtsal kapının güney
yüzü de tamamen ortaya çıkmıştır. Kapının içi
açılırken alt seviyelere doğru inildiğinde kuzey
girişe yakın bir alanda farklı boyutlarda taş
blokları ile karşılaşılmıştır. Bu bloklar dağınık
bir şekilde bulunmalarına karşın, büyük boyutlu
olanların bir düzen içerisinde oldukları
görülmektedir.
Bu taş blokların içerisinde ve çevresinde dağınık
halde az sayıda insan kemiklerine rastlanılmıştır.
Düzgün bir şekilde yerleştirilmiş olan farklı
büyüklüklere sahip taş blokları, bu taş bloklarının
içerisinde ve çevresinde ele geçen kemikler ve gömü
hediyesi niteliği taşıyan buluntuların, birlikte yer
aldığı konum düşünüldüğünde, buranın daha geç bir
dönemde mezar olarak kullanılmış olabileceği
düşüncesini akla getirmektedir.
Daha sonra kapının içi tamamen temizlenmiş olup, 1
nolu duvarın önünde ortaya çıkan tabana benzer
yapıda bir taban da kapının içinde ortaya çıkmıştır.
Bu tabanın üzerinde herhangi bir buluntuya
rastlanılmamaktadır. Kapının içinde ortaya çıkan bu
taban, 1 nolu duvarın önündeki tabandan daha alt
seviyededir. Bu nedenle tabanın daha sonraki bir
dönemde yapıldığı düşünülebilir.
Kapının tamamen açılması sonucunda kapının güney ve
kuzey girişler arasındaki mesafesi 3 metre olarak
ölçülmüştür. Kapının iç yüksekliği ise 1.50
metredir. 2007 yılı kazı çalışmaları sırasında
kapının kuzey girişinin üst kenarının her iki
köşesinde hatıl deliklerinin bulunduğu
belirlenmiştir.
Bu alanda yapılan çalışmalar tamamlandıktan sonra 1
nolu duvarın ve açmanın güney yarısının kazısına
başlanmıştır. Bu alanda kazı çalışmaları ilerledikçe
ve daha alt seviyelere inilmeye başlandığında bazı
büyük boyutlu mimari bloklarla karşılaşılmıştır.
Ayrıca büyük blokların üst seviyelerinden de çok
sayıda parçalar halinde mermer bloklar ele
geçmiştir.
Mimari blokların çevresi tamamen açıldığında
bunların üst ve arka kesimde üç adet dörtgen blok ve
bunların alt kesiminde bulunan büyük boyutlu başka
bir blok oldukları anlaşılmıştır. Bloklar dikkatle
incelendiğinde bunların Roma Caddesinin kuzey yan
yüzünde bulunan üst yapı blokları ile benzer yapıda
oldukları görülmektedir.
Açma içerisinde daha alt seviyelere inebilmek
amacıyla ve mimari blokların daha iyi korunması
düşüncesiyle bulundukları yerlerden alınarak yakın
bir alanda yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir.
Bloklar bir vinç yardımıyla kaldırılmış ve uygun bir
alana götürülmüştür.
Blokların kaldırılmasından sonra, açmanın güney
yarısı doğu-batı olarak 2 bölüme ayrılmış ve
çalışmalara doğuda devam edilmiştir. 2008 yılı kazı
çalışmalarının son günlerine gelindiği için böyle
bir karar alınmıştır. Bu dönem kazılarında açmanın
güney yarısında da alt seviyelere inilmesi
amaçlanmış, doğu-batı doğrultulu duvarın kuzeyindeki
sıkıştırılmış toprak tabanın, güneyde de var olup,
olmadığının anlaşılması amaçlanmıştır.
Açmanın güney yarısının doğu bölümünde 183.82 metre
seviyesine kadar inilmiş olup, bu alanda 1 nolu
duvarın güney yüzünün tabanı ortaya çıkarılmıştır.
Bu taban üzerinde ayrıca olasılıkla Orpheus
çeşmesinin çıktığı güneydeki geç dönem yapılarının
bulunduğu alana doğru bir yön izleyen künk sırasının
üst bölümleri görülmeye başlanmıştır.
1 nolu duvarın güney yüzünün kazılmasından sonra
duvarın 183.82 metre seviyesine kadar devam ettiği,
duvarın korunan yüksekliğinin yaklaşık 1.63 metre
olduğu anlaşılmıştır. Duvar güney yüzünün muntazam
bir şekilde taban tuğlalarından ve düzgün kesilmiş
taş bloklardan, oldukça düzenli ve sağlam bir
şekilde inşa edildiği gözlenmektedir. Duvarın inşası
sırasında tuğlaların arasına devşirme olarak bazı
mimari parçalarında yerleştirildiği görülmektedir.
Roma Caddesi Batı 2 açması 2008 yılı çalışmaları
oldukça ilginç sonuçlara sahiptir. Açmanın bu alanda
açılmasının nedenleri olarak belirlenen kuzeydeki
geç dönem duvarının üzerinde yer alan girişin
açılması gerçekleşmiştir. Girişin içerisinde daha
geç dönemde burasının mezar olarak kullanıldığını
gösteren buluntularla karşılaşılmıştır. Açmanın
güneyinde Roma caddesinin güneyinde bulunan,
doğu-batı doğrultulu su iletim sisteminin devam
etmekte olduğu görülmektedir. Burada giriş kapısının
önünde, kapıdan daha sonraki kullanıma yönelik bir
mekan oluşturulduğu görülmektedir.
5-
Roma Caddesi
Kuzeybatı 1 Açması
Açma isminden de anlaşılacağı gibi Roma caddesinin
kuzeybatısında yer almaktadır. Aynı alanda yer alan
ikinci açma nedeniyle Kuzeybatı 1 Açması olarak
isimlendirilmiştir.
Kuzeybatı 1 Açmasının bu alanda açılmasının nedeni
2007 yılında bu alanda açılmış olan Roma Caddesi
Batı Açmasında elde edilen sonuçlardır. Kazılar
sonrasında caddenin kuzeyinde bulunan geç dönem
duvarının kuzey yüzünde ortaya çıkan giriş, taban,
sütun ve kuzey-güney doğrultulu duvar hakkında daha
fazla bilgi edinmek ve geç dönem duvarının
kuzeyindeki yapılanmayı anlamak amacıyla burada 2008
yılında kazıların devamına karar verilmiştir. Bu
amaç doğrultusunda 5.50 x 5 metre boyutlarında bir
açma alanı belirlenmiştir.
Kazı çalışmalarının başlamasıyla üst seviyelerde
dolgu toprak karşımıza çıkmaktadır. Daha alt
seviyelere inildikçe açmanın kuzeyinde, geniş bir
alana yayılmış şekilde döküntü taşlar ile
karşılaşılmıştır. Çalışma alanı açmanın geneline
yayıldığında bu döküntü taşların doğu kenara yakın
alanda da bulunduğu anlaşılmıştır. Farklı
büyüklükteki bu taş bloklarının arasında kireç harcı
bulunmaktadır.
Yıkıntı şeklinde açma içerisinde ortaya çıkarılan
kireç harçlı moloz taş bloklarının alt seviyelere
inildikçe daha geniş bir alana yayıldığının
anlaşılması üzerine, bu yığınların sınırlarını
belirlemek amacıyla açma kuzey ve güney olmak üzere
iki bölüme ayrılmıştır. Açmanın kuzey yarısındaki
çalışmalar sona erdirilmiş, kazı çalışmalarına
bundan sonra önce güneyde devam edilmiştir.
Bu bölümün güney kenarına yakın alanda bir duvar
ortaya çıkarılmıştır. Duvarın yapımında kare,
dikdörtgen, şekilsiz taşlar, kiremit parçaları
kullanılmıştır. Bu malzemeler harç ile birbirlerine
oldukça sağlam bir şekilde tutturulmuştur. Bu duvar
doğu-batı doğrultusunda uzanmaktadır ve 3.70 metre
uzunluğunda ve 1 metre genişliğindedir. Duvarın
yaklaşık 2.30 metrelik bölümü daha iyi korunmuş
durumdadır.
Duvarın doğu köşesinin ne kadar ileriye gittiği
belirlenememiştir. Çünkü açmanın doğu sınırında
kesite girmekte ve devam etmektedir. Ancak hemen
güneyinde yer alan geç dönem duvarı ve doğuda
bulunan yapı ile birleştiği düşünülmektedir. Açma
içerisinde güney kenara yakın alanda ortaya
çıkarılan bu duvarın batı dönüşünde daha alt
seviyelere doğru inilmeye devam edilmiştir. Alt
seviyelere inildikçe söz konusu duvarın kuzey yan
yüzünde renkli duvar sıvaları ile karşılaşılmıştır.
Açma içerisinde duvarın kuzey yüzeyine yakın
alanda daha alt seviyelere inildikçe sadece dikey
bir bant halinde görülen freskin devamının olduğu
görülmüştür. Bu sıva üzeri fresk olan alanın
doğu-batı doğrultudaki genişliği 2.20 metredir.
Görülebilen renkler lacivert, kırmızı, beyazdır.
Açmada gelinen son seviyede bu freskin aşağıya doğru
devam ettiği görülmektedir.
Freskin korunması zor olduğu için bu alandaki
çalışmalara son verilmiştir. Duvarın önüne, duvar
ile taşlar arasında mesafe kalacak şekilde büyük
taşlar yerleştirilmiştir. Daha sonra bu taşlar ve
duvar arsında kalan alan yumuşak toprak ile
doldurulmuştur. Bu şekilde koruma amaçlanmıştır.
Kuzeybatı 1 açmasında kazı çalışmaları doğuya
kaydırılmıştır. Doğuda bulunan ve olasılıkla geç
dönem suru ile doğudaki yapıdan düşmüş olan bloklar
kaldırılarak, alanda daha alt seviyelere inilmeye
başlanmıştır.
Kuzeybatı 1 açmasında yapılan kazı çalışmalarda
yoğun bir şekilde dolgu toprak kazılmıştır.
Çalışmalar sırasında, açmanın güneyinde, doğu-batı
doğrultulu duvarın ortaya çıkarılması ve bu duvarın
kuzey tarafında freskin görülmesi en önemli
sonuçtur. Geç dönem duvarının yıkılması sonucu açma
içerisine düşmüş olan yoğun taş dolgu ve açma
içerisinde tek tek ve harçlı gruplar halinde tessera
parçaları ile karşılaşılması dikkati çeken diğer
bulgulardır.
Kuzeybatı 1 açmasında seviye düzeltme ve temizlik
çalışmalarından sonra kazılara son verilmiştir. 2007
yılında Batı Açmasında ortaya çıkarılmış olan sütun
ve arkasındaki duvarın kuzeye doğru devam etmediği
ve bir süre sonra doğuya döndüğü anlaşılmıştır. Geç
dönem duvarının hemen arkasında ve ona bitişik
durumdaki bu duvarın ne için yapıldığı ancak
ilerideki çalışmalarda anlaşılacaktır.
Roma Caddesi Kuzeybatı 2
Açması
Roma caddesinin kuzeybatısında açılmış olan
Kuzeybatı 1 açmasında çalışmaların sona ermesinden
sonra, bu açmanın batısında yeni bir açma yeri
belirlenmiştir. Kuzeybatı 2 olarak isimlendirilen bu
açmanın burada yapılmasındaki amaç, 2007 yılında bu
bölgede ortaya çıkarılmış olan büyük dörtgen
blokların işlevini anlayabilmektir. Geç dönem
duvarının kuzeyinde bulunan bu büyük blokların
kuzeye doğru devamını anlamak diğer amaçlardan
biridir.
2007 yılında bu açmanın güney yan kenarına açılmış
olan Batı Açmasının kuzey kesitinden bu alanda
yaklaşık 4 metrelik bir dolgunun var olduğu
görülmektedir. Bu kadar büyük bir dolgunun tamamının
açılmasının bu kazı sezonunda mümkün olamayacağının
anlaşılması üzerine açma içerisinde dörtgen büyük
bloklara doğru 5,10 m x 1,30 m boyutlarında
daraltılmış ve bu kısımda seviye inme çalışmalarına
başlanmıştır.
Büyük blok taşların kuzeye doğru devam etmediğini
anladıktan sonra çalışmalar batıya kaydırılmıştır.
Bunda amaç iki dörtgen bloğun kuzeye değil de batıya
doğru devamının var olup, olmadığını anlamaktır. Bu
amaçla açma batıya doğru 1,85 x 3,50 metre
boyutlarında genişletilmiştir.
Genişletilen bölüm içerisinde toprak dolgu
kaldırılmaya devam etmiştir. 187.06 metre
seviyesinde, Roma Caddesi Batı Kısım açmasındaki
çalışmalarda ortaya çıkartılan iki büyük blokla aynı
hizada sayılabilecek bazı blok taşlar ortaya
çıkartılmıştır. Bu bloklar taşlar batıya doğru devam
etmektedir. Açmanın batı köşesinde bu bloklara
benzer yapıda bir üçüncü blok ile karşılaşılmıştır.
Bu üç blok tamamen ortaya çıkartılmıştır. Blokların
düzgün yüzeyli ve işlenmiş oldukları görülmektedir.
Ancak bloklar birbirlerinden aralıklı ve bağımsız
bir şekilde durmaktadır. Bu nedenle hepsinin de
güneyde yer alan geç dönem duvarından düşmüş
oldukları anlaşılmaktadır.
Açma içerisindeki çalışmaların sona erdirilmesinden
sonra geç dönem duvarının batısındaki giriş üzerinde
kazı çalışmalarına geçilmiştir. Bu kısımda kapsamlı
bir kazı çalışması yapılmamış, yalnızca girişin
belirginleştirilmesine çalışılmıştır. Giriş
içerisindeki çalışmalarda, her iki yan bölümün
üzerinden düşmüş olan bazı blok taşlarla
karşılaştırılmıştır. Blok taşların bazıları
yerlerinden alınmış ve yan duvarların üzerine
yerleştirilmiştir. Ayrıca girişin seviyesi biraz
daha derinleştirilmiş ve gerek girişin içerisi,
gerekse yan duvarlar biraz daha belirgin hale
gelmiştir.
Roma
Caddesi, Kuzeybatı 2 Açması oldukça önemli sonuçlara
ulaşılmasını sağlamıştır. Öncelikle 2007 yılında
ortaya çıkartılmış olan ve geç dönem duvarı üzerinde
bulunan girişin batısında bulunan büyük boyutlu iki
blok taşın konumu ve işlevi konusunda fikir sahibi
olmamızı sağlamıştır. Diğer yandan geç dönem
duvarının ikinci bir girişe sahip olduğu bu açma
çalışmaları ile kesinlik kazanmıştır. Bu giriş
doğuda yer alan ve 2008 yılı Batı 2 açması
çalışmaları ile tamamen açılan girişin büyük
olasılıkla iki büyük blok tarafından kapatılmasından
sonra kullanılmış olmalıdır.
Roma Caddesi Kuzey 1 Açması
Roma caddesi kuzey 1 açması olarak isimlendirilen bu
alan caddenin kuzeyinde bulunan sütunlu cephenin
hemen kuzeyinde ve ona bitişik olarak açılmıştır.
Açmanın boyutları 4.88 x 4.95 m dir. Açmanın
sınırları belirlenirken bu alanda bulunan ve üst
yüzeyleri görülebilen düzgün yüzeyli büyük blokların
bulunduğu bölümün açma içerisinde kalmasına dikkat
edilmiştir.
Bu alanda kazı yapılmasının nedeni öncelikle Roma
caddesinin kuzeyindeki yapılanmayı anlamaktır. Aynı
zamanda açma içerisinde bulunan düzgün yüzeyli büyük
blokların da yapısını ve işlevlerini anlamak diğer
bir nedendir.
Açma kuzey ve güney olmak üzere iki bölüme
ayrılmıştır. Kuzeydeki çalışmalar, bu alanda bulunan
düzgün yüzeyli büyük blokların üst kısımlarının
tamamen açılmasına yöneliktir. Bu bloklar ile yürüme
seviyesi arasında farklılıklar gösterse de ortalama
10-15cm lik bir dolgu toprak bulunmaktadır.
Açmanın kuzeyinde bulunan düzgün yüzeyli blokların
güneye doğru devam ettiklerinin anlaşılması üzerine
açmanın boyutları bu yönde 4.66 x 5.35 m ölçülerinde
genişletilmiştir. Bu alanda büyük blokların
güneydeki devamını ortaya çıkartmak amacıyla seviye
inme çalışmalarına başlanmıştır. Genişletilen ek
alanın doğu kenarına yakın bölümde iki adet sütun
tanburunun üst bölümü ortaya çıkartılmıştır. Bu
sütunların tamamını açığa çıkartmak amacıyla güneye
doğru genişletilmiş olan ek alan bu sefer doğuya
doğru 50 x 110cm boyutlarında genişletilmek zorunda
kalınmıştır. İlk sütunun ortaya çıkan bölümünde
genişliğinin 39cm mevcut yüksekliğinin 13cm olduğu
anlaşılmaktadır. Bu sütunun hemen güneyinde aynı
doğrultuda çıkmış olan ikinci sütunun çapı ise 46 cm
olarak ölçülmüştür. İki sütun arasındaki mesafe ise
41 cm dir.
İki sütunun bulunduğu bu alanda kazı çalışmalarına
ara verilmiş ve açmanın kuzeyinde bulunan büyük
blokların güneyindeki duvarın çevresinin açılmasına
başlanmıştır. Alt seviyelere inildikçe duvarın taş
blokların üst seviyesine kadar indiği görülmektedir.
Kuzeyde duvarın büyük blokların üst seviyesine
oturması nedeniyle çalışmalara son verilmiş ve
güneydeki bölümün kazısına geçilmiştir.
Roma caddesi kuzey 1 açmasının yaklaşık orta
kesiminde bulunan doğu-batı doğrultulu duvarın
güneyindeki çalışmalar sırasında bu duvara dik gelen
ve açmanın batı sınırına yakın alanda bulunan
kuzey-güney doğrultulu bir ikinci duvar daha ortaya
çıkartılmıştır. Bu duvar güneyde sütunlu cephe ile
birleşmektedir. Ancak ilk duvara oranla daha farklı
bir yapıda olduğu görülmektedir.
Bundan sonra açmanın güney yarısında kazı
çalışmaları alt seviyelere doğru inilmek suretiyle
devam etmiştir. Doğu kenardaki sütunların bulunduğu
alan ile açmanın doğu yan kenarı arasındaki alanda
bir üçüncü duvarın bulunduğu görülmektedir.
Bu duvar da kuzey-güney doğrultulu olup, açmanın
orta kesiminde bulunan doğu-batı doğrultulu ilk
duvara dik bir şekilde güneye doğru devam
etmektedir. Böylece her üç duvar güneydeki geç dönem
duvarı ile birleşmekte ve dört tarafı kapalı bir
mekan oluşturmaktadır.
Sütunlar bu mekanın güneydoğu köşesinde kalmaktadır.
Bundan sonra kazılara bu mekan içerisinde devam
edilmiş, bir yandan sütunların tamamen ortaya
çıkartılmasına çalışılırken, diğer yandan bu mekanın
tabanına ulaşılmaya çalışılmıştır. Taban
seviyelerine ulaşıldığında, her iki sütunun 1.15 m
yüksekliğinde oldukları görülmektedir.
Kazı çalışmalarına bu seviyede son verilmiş olup
bundan sonra açmanın güneyindeki sütunlu cephe ve
geç dönem duvarı ile mekan arasında kalan toprak
bölümün kazılmasına geçilmiştir. Bu bölüm tamamen
temizlenmiş ve mekan ile geç dönem duvarı
birleştirilmiştir. Kuzey güney doğrultulu her iki
yan duvarın geç dönem duvarıyla olan bağlantılarına
rastlanmamıştır. Olasılıkla bu bölümlerin zaman
içerisinde yıkıldıkları düşünülmektedir.
Roma caddesi kuzey 1 açmasının kazılması ile bu
bölümün işlevi konusunda bazı bilgilere
ulaşılmıştır. Açmanın kuzeyinde yer alan büyük
boyutlu blokların kuzeye ve batıya doğru devam
ettiği doğuda ise bir duvar ile sınırlandırıldığı
görülmektedir. Bu blokların işlevi konusunda henüz
net bir şey söylemek mümkün değildir. Ancak doğuda,
güneyde ve batıda birer duvar ile
sınırlandırıldıkları ve bu duvarların aynı zamanda
blokları taşıyan bir işleve sahip oldukları
anlaşılmaktadır. Bu açma içerisindeki asıl önemli
olan sonuçlardan bir tanesi açmanın güneyinde
bulunan ve kapalı bir mekan oluşturan bölümdür.
Burada içerisinde 2 adet sütunun bulunduğu, doğu,
kuzey ve batıda duvarlarla çevrili olan, güneyde ise
geç dönem duvarıyla sınırlandırılan kapalı mekan
oldukça ilginç bir yapıya sahiptir.
6-
Doğu Caddesi 1
Çalışmaları
Roma caddesinin kuzeyinde yer alan sütunlu bölümün
üst yapısına ait blokların daha doğuda bulunan bazı
bölümlerinde benzer yapılanmanın söz konusu olup,
olmadığını anlamak için yeni bir çalışma alanı
belirlenmiştir. Bu alan 2007 yılında kazısına
başlanan ve Roma Caddesi olarak adlandırılan
bölgenin yaklaşık 200 metre doğu yönünde ve aynı
çizgi üzerinde yer almaktadır (Resim 7).
Kazı çalışmalarına alanın yüzeyinin temizlenmesi ile
başlanmıştır. Yüzey toprağı temizlenerek, üst yapı
bloklarının daha iyi bir şekilde ortaya çıkması
sağlanmıştır. Temizlik çalışmaları sonrasında
doğu-batı doğrultulu 7 adet üst yapı bloğunun
bitişik bir şekilde sıralandıkları anlaşılmıştır.
Bunlardan en doğuda yer alan blok öne doğru düşmüş
bir şekilde ortaya çıkartılmıştır. Diğer bloklar ise
zaman içerisinde kısmen yerlerinden oynamış
olmalarına karşın düzgün bir hat izlemektedir.
Blokların kuzey ve güney olmak üzere iki bölümünde
sürdürülen kazı çalışmalarında alt seviyelere doğru
inilmeye başlanmıştır. Kuzey ve güney bölümlerinin
kısmen açığa çıkarılmasından sonra kazılara
blokların güneyinde devam edilmiştir. Bunda amaç
Roma caddesinde ortaya çıkartılmış olan kuzey
cephenin bu alanda da benzer şekilde devam edip,
etmediğini anlamaktır. Aynı zamanda caddenin kuzey
cephesindeki sütunlu bölümü içerisine alan geç dönem
duvarının da buradaki devamını ortaya çıkarmak
amaçlanmıştır.
Güney yarıda kazılar devam ederken, yüzeye yakın bir
bölümde taş yığınları ile karşılaşılmıştır. Taş
yığınlarının bu bölümde daha da yoğun bir şekilde
karşımıza çıkması üzerine açmanın güney yarısının
batı kesiminde 2.06 - 5 m. ölçülerinde bir alan
belirlenmiştir.
Çalışmalara bu alanda devam
edilmiştir. Bu alanda derinleşme çalışmalarına
başlanmış, alt seviyelere inildikçe bu taş
yığınlarının bir duvarın iç dolgu malzemesi olarak
kullanıldığı anlaşılmıştır. Açmanın bu alanda
yapılmasının ana nedenlerinden birisi olan üst yapı
malzemesinin ön cephesinin açılması düşüncesiyle
dolgu temizlenmeye başlamış, üst yapı bloklarını
oluşturan kornişlerin alt bölümlerindeki diş
sıraları görülmeye başlamıştır.
Bu alanda belirli bir seviyeye inildikten sonra kazı
çalışmaları açmanın orta kesimine yönlendirilmiştir.
Korniş bloklarının ön cephesinin açığa çıkartılması
ve batıda ortaya çıkartılmış olan diş sıralarının bu
alanda da var olduğunun anlaşılması amacıyla dolgu
toprak temizlenmeye başlamıştır.
Doğu
caddesi 1 açmasının güney yarısında sürdürülen
derinleşme çalışmaları sırasında açmanın orta
kesiminde bulunan doğu-batı doğrultulu üst yapı
bloklarının ön cephesinin açılması kısmen
gerçekleştirilmiştir. Sima bloklarının ve bunların
altında yer alan diş sıralarının tamamı açığa
çıkartılmıştır. Bu aşamadan sonra derinleşme
çalışmaları güney yarının batısında belirlenmiş olan
alanda gerçekleştirilmiştir. Burada amaç Roma
caddesinin kuzeyindeki cephenin aynı şekilde burada
da var olup olmadığını anlamak aynı zamanda cephenin
önünde bulunan geç dönem duvarıyla ilgili verilere
ulaşmaktır. Alt seviyelere inildikçe cephenin
trigliph-metop frizi açılmaya başlanmış, bunun hemen
altında da arşitrav bölümü ortaya çıkartılmıştır.
Açma içerisinde, bu seviyede daha büyük boyutlu
bloklar ve sütun tanburları açığa çıkartılmıştır.
Dörtgen formlu ve düzgün yüzeyli bu blokların ve
sütun tanburlarının cephenin önünde bulunan geç
dönem duvarına ait oldukları görülmüştür. Sütun
tanburları kuzey-güney doğrultulu olarak
yerleştirilmiş ve uç kısımları duvarın ön yüzüne
denk getirilmiştir. Sütun tanburları ve blokların
varlığı 2007 yılında Roma caddesinin kuzeyinde
bulunan geç dönem duvarının aynı hat üzerinde doğuya
doğru devam etmekte olduğunu gösterir.
Üst yapı bloklarının güney cephesinde,
trigliph-metop dizisiyle arşitravın ortaya
çıkartılmasından sonra daha alt seviyelere inilmiş
ve burada var olduğu düşünülen sütun başlıklarına
ulaşılmaya çalışılmıştır. Alt seviyelere inildikçe
batıdan doğuya doğru birinci ve ikinci sütun
başlıkları kısmen de olsa ortaya çıkartılmıştır.
Bunlar dor başlıkları olup Roma caddesindeki
başlıklarla benzer yapıda oldukları görülmektedir.
Açmanın güney yarısında yapılan kazı çalışmalarında,
Roma caddesinde olduğu gibi geç dönem duvarı ve
sütunlu cephenin açığa çıkartılmasından sonra kazı
çalışmaları kuzey bölüme kaydırılmıştır. Roma
caddesinde sütunlu cephenin kuzey bölümünün yan
yüzünün, geç dönem duvarının arka cephesi olarak
kullanılması durumunun, burada da mevcut olup
olmadığı kuzeydeki çalışmaların ana amacıdır.
Açmanın güney yarısının batısında, sütunlu cephenin
ön kısmında bulunan geç dönem duvarına ait blokların
yanına yerleştirilen üç sütun tamburundan birinci ve
üçüncü sütun tamburları yivsiz, ikincisi ise yivli
olarak yapılmıştır. Bu nedenle birinci ve üçüncü
sütunların dor, ikinci sütunun ise ion düzeninde bir
yapıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Sütunların ön
bitimleri geç dönem duvarının ön yüzünü oluşturan
bloklarla aynı seviyededir. İçte, sütunların boyları
birbirine eşit değildir.
Bu sütunların altında yan yana iki bloktan oluşan
bitkisel bezemeli mimari yapı elemanları
bulunmaktadır. Bunların üst kısımlarında ion
kymationları ve inci-paye dizisi yer almaktadır.
Açmanın güney yarısının batısında, surun dışında
yapılan son çalışmalarda, sütunların altında
gözlenen blok taşın altında bulunduğu alanda seviye
çalışması yapılmıştır. Bu çalışmayla bloğun ne kadar
derine indiği görülmüştür. 39 cm. inildikten sonra
arşitrav bloğun tamamına ulaşılmıştır. Arşitrav
bloğun üzerinde sırasıyla, iki inci bir paye dizisi,
kenger yapraklarıyla çevrili daire içinde rozet
motifi ve lale betimlemesi görülmüştür. Seviye
çalışmasına devam edilmiş ve arşitravın başka bir
blok üzerinde durduğu anlaşılmıştır.
Doğu Caddesi 1 açmasında kazı çalışmalarına bu
aşamada son verilmiştir. Açma içerisinde yapılan
kazılarda birçok sonuçlar elde edilmiştir.
Çalışmaların başlangıcında açmanın sınırları 5 x
13.70 m. Ölçülerinde belirlenmiş olup, çalışmalar
ilerledikçe açma doğuya ve güneye doğru
genişletilmiş, açmanın boyutları 7 x 14.50 m. ye
ulaşmıştır. Bu alanda kazı çalışmalarının
yapılmasının tüm nedenleri ortaya çıkan
buluntulardan sonra cevp bulmuştur. Öncelikle Roma
caddesinin kuzey cephesindeki sütunlu bölümü doğuya
doğru devam ettiği ve bu alana kadar ilerlediği
ortaya konulmuştur. Sütunlar, sütun başlıkları,
arşitrav, triglif-metop frizi ve korniş blokları
Roma caddesiyle benzer yapıya sahiptir. Diğer yandan
Roma caddesinin kuzeyindeki sütunlu cepheyi de içine
alan geç dönem duvarının aynı yapıda doğu caddesi 1
açmasında da devam ettiği görülmüştür. Kazı
çalışmaları sırasında geç dönem duvarının dolgu
malzemesi içerisinde çok sayıda mermer üst yapı
malzemesiyle de karşılaşılmıştır.
Kazı çalışmaları sonrasında açmanın içerisinde genel
bir temizlik yapılmış ve açmanın sınırları yeniden
belirlenmiştir.
7-
Doğu Nekropolis
Batı Yamaç 1 Nolu Mezar
Tripolis antik kentinin nekropolisi, kentin doğu,
kuzey ve batı kısmında yer almaktadır (Resim 8).
Nekropolis alanları doğu ve batıda düz alanlarda;
kuzeybatı, kuzey ve kuzeydoğuda ise kenti çevreleyen
yüksek tepelerin yamaçlarında ve eteklerinde
bulunmaktadır. Nekropolis alanları içerisinde kaya
mezarları, lahitler ve sanduka mezarlar
görülmektedir. Kaya mezarları ve lahitlerin bir
bölümü eğimli alanlarda, yine lahitler ve sanduka
mezarlar ise düz alanlarda kullanılmıştır. Kentin
kuzeydoğu, kuzey ve kuzeybatısındaki tepelerin
yamaçlarında çok sayıda kaya mezarı yer alır. 2007
yılı yüzey araştırmalarında bu kaya mezarlarının
yaklaşık 300 tane olduğu saptanmıştır.
2008 yılı kazı çalışmalarının başlangıcında Tripolis
antik kentinin doğu nekropolis alanları üzerinde
yeniden ve daha kapsamlı bir yüzey araştırması
gerçekleştirilmiştir. 17 – 20 Temmuz 2008 tarihleri
arasında yapılan yüzey araştırmaları sırasında
dsoğudan-batıya doğru tüm alan taranmıştır.
Bu yüzey araştırmaları
sırasında doğu surlarının doğusunda yer alan ve
Doğu
Nekropolisin batısında yer
alan tepenin batı yamaçlarının orta bölümüne yakın
alanda bir lahit saptanmıştır. Bu lahdin ilk bakışta
orijinal yerinde durduğu izlenimi alınmıştır.
Nekropolis alanlarında yapılan yüzey
araştırmalarında orijinal yerinde duran başka bir
lahit örneğine rastlanmamıştır.
Doğu-batı doğrultulu bu lahdin kapağının bir
bölümünün kırık, tekne kısmının ise sağlam olduğu
anlaşılmıştır.
Kentin nekropolis alanı içerisinde sürekli devam
eden kaçak kazıların ve bu kazılar sonrasında tahrip
edilmiş olan mezar yapılarını göz önüne alarak
burasının da tahrip edilmesini önlemek amacıyla kazı
çalışması yapılmasına karar verilmiştir. Bu çalışma
aynı zamanda antik kentte var olan mezar tipleri ve
ölü gömme şekillerinin anlaşılmasına da olanak
sağlayacaktır.
Doğu Nekropolisi Batı Yamaç 1 nolu mezardaki
çalışmalara 05.08.2008 tarihinde Harun Reşit Şahan
başkanlığında ve Selçuk Tekce Özbey, Musa Cem Fırat,
Fatma Durmaz, Onur Bozoğlan’dan oluşan ekip
tarafından başlanmıştır. Kazı çalışmaları işçi
olmaksızın başlangıcından sonuna kadar bu ekip
tarafından sürdürülmüştür.
Kazı çalışmalarının yapılmasındaki amaç öncelikle
lahdin çevresinde bir kazı çalışması yaparak tamamen
ortaya çıkarmaktır. Bu çalışmaların bitirilmesinden
sonra kapağının bir kısmı kırılmış olan lahdin içini
temizlemek, varsa mezara ait iskeleti ve mezar
hediyelerini ortaya çıkarmak ikinci amaç olacaktır.
Bunun için öncelikle 8 x 8 metre boyutlara sahip
olan ve lahdin de içinde yer aldığı kazı alanı
belirlenmiştir.
Belirlenen alanda öncelikle alan içerisinde yer alan
maki bitki örtüsüne sahip çalılıklar temizlenmiştir
ve kazı çalışmalarına geçilmiştir. Kazı
çalışmalarının ilk aşamasını genel durumunu anlamak
amacıyla lahit kapağı üzerinin temizlenmesi
oluşturmuştur.
Daha sonra çalışmalar kuzey ve güney doğrultulu
olarak genişletilmiştir. Bunun sonucunda lahdin
doğusunda bulunan 3 odalı bir kaya mezarın varlığı
saptanmıştır. Kaya mezarının güney ve kuzey
kesiminde mezarı sınırlayan ve lahdi ortada bırakan
duvarlar bulunmuştur.
Yapılan çalışmalar sonrasında lahdin doğusunda
bulunan kaya mezarının girişi ortaya çıkarılmıştır.
Çalışmalarının devamında lahdin kuzeyinde ve
güneyindeki dolgu toprak ana kayaya kadar atılmıştır.
Mezar önünü çevreleyen tonozlu duvarlar ve lahit
tamamen açılmıştır. Bunun sonucunda lahdin kuzeybatı
bölümünün ana kayaya, diğer bölümlerinin ise podyum
üzerine oturduğu anlaşılmıştır. Bu podyum dikdörtgen
blokların yan yana konulmasıyla oluşturulmuştur.
Olasılıkla zeminin düz olmaması nedeniyle bu
podyumun kullanıldığı düşünülmektedir.
Ortaya çıkartılan lahit oldukça iyi durumda
korunmuştur. Kapak kısmının batıda kalan 3/1’lik
kısmın kırık ve eksik, diğer bölümleri ise sağlamdır.
Teknenin ise tamamına yakını sağlam durumda olup
yalnızca batı kısmının üst bölümleri aşınmış ve
kırılmış durumdadır. Lahit teknesinin güney kısmının
açılması çalışmaları sırasında, güney yan duvarının
orta kesimine yakın alanda kazıma olarak yapılmış
dört sıradan oluşan yazıt ortaya çıkartılmıştır.
Yazıtın başında ve sonunda sarmaşık yaprakları
olduğu gözlemlenmiştir.
Lahdin tüm çevresinin açığa çıkartılmasından sonra
içerisindeki toprağın temizlenmesine başlanmıştır.
Bu çalışmalar lahit içerisinde bulunan toprakta
mezar hediyesi olabileceği düşüncesi ile titizlikle
sürdürülmüştür. Lahdin içerisindeki toprak tamamen
temizlenmiştir. Çalışmaların sonunda burasının daha
önceden kazılmış olduğu anlaşılmıştır. Lahit
içerisinden bir cam unguentarium ele geçmiştir. Bu
unguentariumun sadece bir bölümü korunmuş durumdadır.
Ayrıca kandil ve seramik parçaları da bulunmuştur.
Lahit çevresinde yapılan çalışmalar sırasında 6
tanesi tam korunmuş toplam 9 adet kandil, bir
figürin, seramik parçaları, çivi ve demir cürufları
ele geçmiştir.
Lahit ve çevresinde yapılan çalışmalardan sonra kaya
mezarının girişinde, girişi yarısına kadar kapatan
işlenmiş bir taş levha saptanmıştır. Lahdin sol arka
tarafında bulunan kaya mezarındaki çalışmalar,
öncelikle mezarın ön odasını oluşturan giriş
kısmında gerçekleştirilmiştir. Burada yer alan ve
mezar girişini kapatan büyük mermer bloğun üst
seviyesine kadar mevcut olan dolgu toprak
temizlenmiştir.
Girişin temizlenmesi sırasında
mezar girişindeki işlenmiş taş bloktan ana kayaya üç
basamaklı bir merdivenle inildiği
görülmüştür.
Merdivenli ana girişin tam karşısında yer alan oda
mezarın kapısının sağ duvarı üzerinde etrafı bordo
bir bordürle çevrelenmiş bitkisel motifli bir
freskin varlığı saptanmıştır.
Ayrıca kaya mezarın 3 odasının
kapı eşikleri ortaya çıkarılmıştır. 2 nolu oda
mezarın girişinin ön kısmında dikdörtgen formlu bir
seki bulunur.
Kaya mezarının giriş kısmında yapılan çalışmalar
sırasında 9 tanesi tam korunmuş toplam 10 adet
kandil, fresk ve seramik parçaları ile mermer kapı
malzemeleri ele geçmiştir.
Doğu Nekropolis Batı Yamaç 1 Nolu Mezar’ın girişinin
ana kayaya kadar temizlenmesinden sonra çalışmalara
odaların içindeki dolgu toprağın atılmasıyla devam
edilmiştir. İlk olarak ana girişin solunda yer alan
ve 1 nolu oda olarak adlandırılan mezar odasının
tamamen ortaya çıkarılan kapı eşiğinin çift hatıl
delikli olduğu görülmüştür.
1 nolu odanın içindeki temizlik çalışmalarının
ardından, oda mezarın kapısının sağ ve sol yanına
dikey, kapının tam karşısına yatay olarak
yerleştirilmiş toplam 3 adet kline bulunduğu
saptanmıştır. Klinelerin ana kayaya oyularak
yapıldığı ve yatay olarak yerleştirilmiş olan
klinenin diğerlerine oranla daha yüksek olduğu
görülmüştür. Bu klinenin iki kısa kenarı ve kapıya
tam cepheden bakan uzun kenarı üzerinde bulunan
toplam 3 adet niş yer almaktadır.
Bu nişlerin üst kısımları oval olarak yapılmış olup,
kapıya cepheden bakan nişin diğerlerine oranla daha
büyük olduğu gözlenmiştir. Oda mezarın içinde yatay
durumdaki klineye ulaşım, dikey konumda
yerleştirilen iki kline arasına ana kayaya oyularak
yapılmış yaklaşık 40 cm derinliğindeki koridorla
sağlanmıştır.
Elde edilen bu veriler, yatay olarak yerleştirilen
klinenin ana kline olduğunu düşündürmektedir.
1 nolu oda mezarda yapılan çalışmalar sırasında, iki
adet tam korunmuş kandil, kandil parçaları,
unguentarium ağız ve boyun parçası, fresk ile tek
delikli mermer kapı eşiği bulunmuştur.
1 nolu odada yapılan çalışmalar tamamlandıktan sonra,
bu odanın tam karşısında, ana girişin sağında yer
alan ve 2 nolu oda olarak adlandırılan ve kapı
kirişleri sağlam olarak korunan mezar odasında
çalışmalara devam edilmiştir.
Mezar odasının içindeki dolgu toprak temizlendikten
sonra, 1 nolu oda mezardaki gibi kapının sağ ve sol
yanına dikey, kapının tam karşısına yatay olarak
yerleştirilmiş toplam 3 adet kline olduğu
saptanmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda kapının
sağ tarafında dikey olarak bulunan klinenin sağlam
olduğu, kapının solundaki klinenin ise tahribata
uğradığı görülmüştür. Oda mezar içinde bulunan 3
klinenin de yükseklikleri aynıdır. Yatay durumdaki
klineye ulaşım kapıya dikey olarak yerleştirilmiş
klinelerin arasından yaklaşık 50 cm derinliğinde
oyulmuş bir koridorla sağlanmıştır.
Bu odaki buluntular ağırlıklı olarak yatay durumdaki
kline üzerinden ele geçmiştir. Ele geçen buluntular;
4 kişiye ait kafatası ve iskelet parçaları, 5 tanesi
korunmuş durumda toplam 7 adet kandil, 2 tanesi cam,
3 tanesi sağlam toplam 6 adet unguentarium, 1 adet
sikke, 1 adet küçük metal çan, 1 adet metal yüzük,
bir tanesi parçalanmış vaziyette toplam 3 adet çivi,
seramik ve kandil parçalarıdır.
Çalışmalara ana giriş kapısının tam karşısında
bulunan ve 3 nolu oda olarak adlandırılan mezar
odasında devam edilmiştir.
İlk olarak dolgu toprağı atılan mezar odasının tek
delikli bir kapı kirişine sahip olduğu görülmüştür.
Mezar odasındaki temizliğin ardından, odanın
devamında diğerlerinden küçük başka bir odanın
varlığı saptanmıştır.
Diğer iki mezar odasında olduğu gibi kapının sağ ve
soluna dikey olarak yerleştirilmiş iki adet, kapının
tam karşısına yatay olarak yerleştirilmiş 1 adet
olmak üzere, seviyeleri aynı toplam 3 adet klineye
sahip olduğu anlaşılmıştır. Yatay olarak
yerleştirilen klineye, kapıya dikey olan iki kline
arasına oyulmuş yaklaşık 60 cm derinliğinde bir
koridorla ulaşıldığı görülmüştür. Kapının
karşısındaki yatay durumdaki kline, 4 nolu oda
olarak adlandırılan mezar odasının önünde yer
almaktadır.
3 nolu oda mezardaki çalışmalar, kapının sağ
tarafına yerleştirilmiş olan kline üzerindeki insan
iskelet parçalarının kaldırılmasıyla
sonlandırılmıştır.
Ele geçen buluntular; metal saç tokası, metal yüzük,
küpe, cam obje, seramik, cam unguentarium parçaları,
bir yapıya ait olabilecek üzerinde yazı bulunan
mermer levhalardır.
Doğu Nekropolis Batı Yamaç 1 nolu mezar içindeki son
çalışma, 3 nolu odanın devamında ortaya çıkan 4 nolu
odada gerçekleştirilmiştir.
Bu odanın boyutları diğer odalara oranla daha
küçüktür. Mezar odasındaki dolgu toprağın
atılmasıyla ana kayaya oyularak oluşturulmuş bir niş
ortaya çıkarılmıştır.
Nişin sol tarafında, kapıya dikey olarak
yerleştirilmiş mezarın sağ kenarının mermer
levhalarla kaplandığı görülmüştür. 4 nolu oda olarak
adlandırılan bu bölümde herhangi bir buluntu ele
geçmemiştir.
Doğu Nekropolis Batı Yamaç 1 nolu mezar alanındaki
son çalışmalar lahdin önündeki dolgu toprağın ana
kayaya kadar atılması, genel temizlik ve fotoğraf
çekimi olarak gerçekleştirilmiştir.
Lahit önünde yapılan çalışmalarda bir kadın figürin
başı, figürin bacak parçası, seramik ve kandil
parçaları ele geçirilmiştir.
Doğu Nekropolis Batı Yamaç 1 nolu mezarda yapılan
çalışmalar sonucunda ortaya çıkarılan mezarın ön
tarafında mezar girişini örten bir tonozlu duvar
olduğu anlaşılmıştır. Bu ön kısımda kaya mezarına
girişin solunda podyum üzerine oturtulmuş bir lahit
bulunmaktadır. Kaya mezarın girişi lahdin oturduğu
ana kayadan, işlenmiş mermer bir blokla ayrılmıştır.
Yükseltilen kapıdan üç basamaklı bir merdiven ile
ana girişe inilmektedir. Kapının karşısındaki duvar
üzerinde bir kısmı sağlam durumda fresk
bulunmaktadır. Ana girişin sağında, solunda ve
karşısındaki küçük kapılardan mezarın odalarına
giriş sağlanmıştır. 3 nolu oda olarak adlandırılan
ana girişin karşısındaki odadan diğer bir odaya
giriş yer almaktadır. Mezar odalarının üç tanesinde
ikisi kapıya dik, bir tanesi paralel durumda toplam
üç kline vardır. Klineler arasında ana kayaya
oyularak oluşturulmuş koridorlar görülmektedir.
Dördüncü oda ise bir klineye sahiptir. 1 nolu mezar
odasında bulunan ve kapıya paralel olarak
yerleştirilen klinenin üç adet nişi bulunmaktadır.
Ayrıca dört nolu odada ana kayaya oyulmuş bir adet
niş yer almaktadır. Diğer iki odada ise niş görülmez.
Nişlerin üst kısımları oval bitimlidir. Tabanları ve
yan kenarları traşlanarak düzeltilmiştir.
Derinlikleri de oldukça fazladır. Nişlerin
içerisinde herhangi bir buluntu ile
karşılaşılmamıştır. Olasılıkla sunu hediyelerinin
konulması için yapılmış oldukları düşünülmektedir.
Yüzey araştırmalarında tespit edilen kaya mezarların
tek odadan oluştuğu görülmektedir. Doğu Nekropolis
Batı Yamaç 1 nolu mezar ise dört odadan oluşmaktadır.
Antik kentin nekropolis alanında lahit tipi mezarlar
eğimli ve düz alanlarda dağınık halde bulunurlar.
Ancak lahdin bir kaya mezar önünde yer alması kent
nekropolisinde sadece 1 nolu mezarda görülmektedir.
Bu açıdan bakıldığında Doğu Nekropolisi Batı Yamacı
1 nolu mezar önemli bir yere sahiptir. Bunun yanı
sıra kaya mezarın girişinde tonozlu bir yapının
bulunması ve mezarın toplam dört adet odası olması 1
nolu mezarın önemli bir aile mezarı olduğunu
düşündürmektedir